Renk seçin:


‘Kairos’ İnternet Üzerinden Saadet Zinciri (Dikkat)

  • 13 Temmuz 2016
  • 344 kez görüntülendi.
‘Kairos’ İnternet Üzerinden Saadet Zinciri (Dikkat)

kairos-saadet-zinciri-sunucu




Bir yıla yaklaşan bir zaman zarfında Türkiye’de Kairos adı altında bir saadet zinciri türedi. Bilindik saadet zinciri türevlerinden farklı olarak Kairos internet üzerinde faaliyet gösteriyor. Faaliyet alanı ise sunucu hizmetleri, veri depolama. Kairos sistemine dahil bir kullanıcının 10 saat veya daha üzeri bir süre bilgisayarını açık bıraktığı takdirde yüzlerce hatta binlerce dolar para kazanacağı vaad edilmekte. Ülkemizde bu zincirin halkasına 50binden fazla kullanıcının eklendiği biliniyor. Bu yöntemle kullanıcılardan toplanan para miktarının ise 30 milyon dolara yakın olduğu tahmin ediliyor.

Bilindiği üzere ülkemizde evvelki yıllarda da saadet zinciri sistemleri farklı alanlarda faaliyet göstermişti. Elbette bu zincirin tek ortak yönü çok sayıda katılımcı toplaması, yüksek kazançlar vaad etmesi ve ikna olan üyelerinden, toplamı inanılmaz büyük rakamlara varan aidatlar toplaması. Titan zinciri olarak Kenan Şeranoğlu’nun kurduğu sistemi hatırlayanlarınız olacaktır belki. Dünyada aynı mantık ile yani üye olma, üye toplama, kademeli bir kazanç hiyerarşisi altında çalışmış ve çalışan birçok saadet zinciri sistemi olmuştur. Ancak Kairos, çalışma alanı bakımından diğerlerinden oldukça farklı bir yapıda görünüyor.

Kairos Planet veri depolama hizmetleri için üyelerinin bilgisayarlarını kullanan bir sistem. Üyelerin minimum bilgisayarlarını açık bırakacağı bir zaman dilimi var. Kairos tüm verileri, bilgisayarları açık kullanıcıların depolama aygıtlarında tutuyor. Bu veriler sabit kalmıyor tabiiki, sürekli dolaştırılıyor. Devasa bir örümcek ağı ya da bir bulut oluşturuluyor. Kairos zincirine dahil olan bir kişi ise bilgisayarında hangi verilerin depolandığı yada dolaştığını bilme ya da denetleme gibi bir imkana sahip değil. Sürekli akan bir ırmakta neyi ne kadar kontrol edebilirsiniz. Kairos Planet daha çok sosyal medya üzerinden paylaşımlarla üye toplayarak zinciri genişletiyor. Facebook ise onlar için en verimli reklam sahası olarak ön planda. Teknoloji siteleri ve forumları da reklam yada üye kazanmak için tercih edilen alanlar olarak dikkat çekiyor. Bu döngü büyüdükçe Kairos reklam yapmaya da ihtiyaç duymuyor. Bir üye ne kadar çok kişiye referans olur da sisteme dahil ederse o kadar çok para kazanıyor. Hal böyle olunca herkes maksimum gayretle çalışıyor ve sistem hızla genişliyor. Bu sistem İngiltere üzerinden faaliyetlerini sürdürüyor.

Kairos 2 yıllık bir yapılanma ve Londra merkezli. Bir muhatap ya da şirket binası aramayın çünkü evrak üzerinde varlık gösteriyor. Milyonlarca dolar bir hacime ulaşmış fakat, yönetim kurulu, yüzlerce personeli, şubeleri olan bir mekanizma değil. İnternet üzerinde kendi tanıtımlarına bakar iseniz birçok departmanı olan, idarecileri, insan kaynakları vs.. personeli olan bir yapı gibi görünmeye çalışıyorlar. Aşağıdaki şemada görüldüğü üzere.

kairos-ierarchy-en

Şirketin kurucusu olarak Ukrayna’lı birkaç kişi görünüyor. Faaliyet gösterdikleri ülkeler için ise o ülkeden bir sorumlu atadıklarını görüyoruz.

Kairos ülkemizde kurulu bir şirket ya da şube gibi bir merkezden de idare edilmiyor. Ülkemizdeki faaliyetlerine yönelik yasal bir oluşumları ya da başvuruları da mevcut değil. Türkiye sorumlusu ve birkaç lider elemanın faaliyetleri neticesinde bir yıldan kısa bir sürede ülkemizde 50bin civarı katılımcıya ulaşmış görünüyorlar. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bu katılımcılardan elde edilen para miktarı 30 milyon dolara yakın. Kairos Planet genişlemek için belli başlı şehirlerde göz alıcı toplantılar tertip ediyor, janjanlı konuşmalar ve yığınla kazanç vaad eden konuşmalar yapılıyor. Matematik hesaplar havalarda uçuşuyor ve dudak uçuklatan kazançlara ulaştığını söyleyen katılımcılar parlatılıyor ve odak noktası yapılıyor. Zincirin cazibesi herkesi büyülüyor. Kolay ve büyük miktarda para kazanma dürtüsü herkesin aklını başından alıyor. Hal böyle olunca herkes sisteme daha büyük paralarla girmek istiyor. Neyi var neyi yok herşeylerini satıp dahil oluyorlar ve ortaya koydukları değerlerin kat kat üzerinde kazanma hayalleri ile ayakları yere basmıyor.

Kairos Planet oluşturduğu bu veri depolama ağı ile büyük şirketlerin verilerini korumayı amaçlıyor. Herhangi bir veri kaybına mahal vermemek adına dünya genelinde tüm katılımcıların bilgisayarlarında bu veriler bilmem kaç kopya olarak dolaşıma giriyor ve dönüp duruyor. Veriler sabir bir sunucuda olmadığı için de internet üzerinden bir saldırı riski de taşımıyor. Öyle diyorlar! Kairos Planet katılımcıların bilgisayarlarında veri depolama aygıtları üzerinde boş bir alan kiralıyorlar, ve bilgisayarın internete bağlı kalmak şartı ile minimum 10 saat açık kalmasını istiyorlar. Kairos’a ayrılan veri depolama alanı ve süresine göre kazanç değişkenlik gösteriyor. Bu kazanca sizin sisteme dahil ettiğiniz katılımcılar  ve sisteme giriş yani üyelik paketiniz de etki ediyor. Durum böyle olunca çalışan bilgisayar sayısını artırmak, süreyi artırmak, veri depolama aygıtlarını artırmak ve üye toplama yani referans sayısını artırmak mantıklı görünüyor. Yatıp kalkıp Kairos düşünüyoruz, yatıp kalkıp Kairos’a çalışıyoruz.

Kairos yetkilileri büyük firmaların verilerini koruduklarını iddia ediyorlar. Katılımcıları ikna etmek için dünyaca bilinen firma isimlerini saymakta sakınca görmüyorlar. Bahse konu firmalar ise Kairos ile çalışmadıklarını, böyle bir veri depolama sistemine dahil olmadıklarını söylüyorlar. Kairos’tan tamamen habersiz olanlar bile var bu firmalar arasında.

Kairos Planete katılım tek bir standarda bağlı değil. Birkaç kademeden oluşan üyelik sistemi var. Parası az olan 125 dolar ile sisteme girebildiği gibi parası çok olan da 3bin dolara yakın bir meblağ ile sisteme giriyor. Sisteme giriş parası, sisteme ayrılan zaman, sisteme ayrılan depolama alanı, sisteme kazandırılan yeni katılımcı sayısı derken işin en başında harikalar diyarını yaşamaya başlıyorsunuz. Türkiye’de daha çok facebook üzerinden katılımcı toplayan Kairos, yeni kişilerin sisteme kazandırılması aşamasında cazip komisyonlar vaad ediyor. Bu noktadan hareketle katılımcılar eş dost arkadaş kimi bulurlar ise sisteme dahil etmeye çalışıyorlar. Ayrıca neyi var neyi yok satıp katılım paylarını yükseltmeyi bir üst paketten sistem üzerinden kazançlarını artırmayı hedefliyorlar.

Kairos Planet Türkiye sorumlularının ise dikkat çekmekten ve odak noktası olmaktan rahatsız olduklarını ise daha sık duymaya başladık. Kritik soruları cevaplayacak ve ülkemizde bu faaliyetin hangi güvence ile yürütüldüğünü beyan edecek bir yönetici yok gibi görünüyor. Aslında var tabiiki ama onlar ortalarda görünmek istemiyorlar.

Katılımcılar bu sisteme verilerini emanet ederken ya da bu veriler için bilgisayarlarını, internet bağlantılarını teslim ederken ne tür risklerle karşı karşıya olduklarını hesap etmekten uzak ve büyülenmiş görünüyorlar. Sadece ne kazanacakları ile ilgileniyorlar. Binlerce hatta onbinlerce insanın evinde, işyerinde yüzbinlerce bilgisayar başkalarının idaresine bırakılıyor. Katılımcılar internet abonesi olarak ve bilgisayarların sahibi olarak tahmin edilmesi çok basit sıkıntılardan tahmin edilmesi çok güç sıkıntılara kadar akıl almaz riske giriyorlar. Ele geçirilmiş bu kadar bilgisayar üzerinde gerçekten şirket verilerimi depoluyorlar? Büyük siber saldırılar için bu bilgisayarları bir üs haline mi getiriyorlar? Porno sektörünün ve hatta çocuk istismarlarının bir parçası mı oluyorlar? Bu paravan şirketin arkasında hangi terör örgütleri var? Bu paravan şirketin arkasında hangi istihbarat örgütleri var? İşte sorular böyle uzayıp gidiyor. Neyin içine düştüğümüzden habersiz, öğrencisi, işçisi, memuru, bileni, bilmeyeni ‘bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete’.




Daha önceki saadet zincirlerini inceler isek uzman bir görüşe dahi ihtiyaç duymadan bu sistemin batacağını öngörmek alim olmayı gerektirmiyor. Batar derken katılımcı yani bizim açımızdan bir batış bu. Bu çarkı çevirenler elbette büyük kazançlarla ortadan kaybolacaktır. Kolay kazanç kulağa ve akla hoş geliyor fakat sonuçları göze, gönle ve kulağa hoş gelecek gibi görünmüyor. Böyle sistemlere karşı ihtiyatlı davranmanızı önermiyorum. Uzak durmanızı ve bulaşmamanızı öneriyorum. Sevgi ve alınteri ile kalın.

 

Muhterem Demiray
Adli Bilişim Uzmanı




Bu yazı kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

*